
Sporun temelinde rekabet kadar güven de vardır. O güveni sağlayan ise sahadaki otoritedir.
Vasfi Aşçı
Türk sporunun son yıllardaki en büyük tartışmalarından biri, sahadaki otoritenin kimde olduğu meselesi. Düdük hakemde mi, yoksa ekran başındaki VAR odasında mı? Bu soru, neredeyse her hafta yeniden soruluyor ve çoğu zaman net bir cevap verilemiyor.
Oysa futbolun doğası son derece basittir: Kararı sahadaki hakem verir. VAR ise yalnızca yardımcıdır. Ancak pratikte işler çoğu zaman böyle yürümüyor. Hakemler, kritik anlarda sorumluluk almaktan kaçınarak kararı ekrana bırakıyor, bu da oyunun akışını, güven duygusunu ve en önemlisi hakemin otoritesini zedeliyor.
Bugün gelinen noktada futbolseverin en büyük beklentisi, hatasız hakem değil; kararlı hakemdir. Yanılabilir ama kaçmaz. Görür, değerlendirir ve kararının arkasında durur. Çünkü adalet, tereddütle değil, özgüvenle sağlanır.
Sadece futbolda değil, tüm spor branşlarında bu anlayışa ihtiyaç var. Basketbolda, voleybolda ya da atletizmde… Hakem, oyunun düzenini sağlayan en kritik figürdür. Eğer bu figür kararsız görünürse, oyun da tartışmalı hale gelir. Bu yüzden mesele yalnızca bir lig ya da bir maç meselesi değildir; spor kültürünün tamamını ilgilendiren bir duruştur.
İşte tam da bu noktada, Göztepe ile Alanyaspor arasında oynanan ve 2-2 sona eren mücadelede yaşanan bir an, uzun zamandır eksikliği hissedilen o duruşun somut bir örneğini sundu. İkinci gol öncesinde faul tartışmaları yükselirken, VAR devreye girdi ve hakem Asen Albayrak monitöre davet edildi. Pozisyonu izledi, değerlendirmesini yaptı ve kararını değiştirmedi. “Faul yok” dedi ve golü geçerli saydı.
Belki herkes bu karara katılmayabilir. Zaten mesele de bu değil. Asıl mesele, bir hakemin kendi değerlendirmesine güvenmesi ve sorumluluk alabilmesidir. İşte alkışlanması gereken nokta tam olarak burasıdır.
Türk futbolunun bugün ihtiyacı olan şey daha fazla teknoloji değil, daha fazla cesaret, daha fazla karakter ve daha fazla sorumluluk duygusudur. VAR, doğru kullanıldığında oyunu destekler, ancak hakemin yerine geçtiğinde oyunun ruhunu zayıflatır.
Bu nedenle artık şu gerçeği yeniden hatırlamak gerekik ki,
Hakem, sadece kuralları uygulayan kişi değildir. Aynı zamanda oyunun adaletini temsil eder.
Ve bu yüzden…
Hakem hâkimdir.